sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2009 Salı

Cinselliğin İfade Edilmesi

Cinselliğin İfade Edilmesi

Cinselliğin İfade Edilmesi


Güdüler vücudun ihtiyaçlarını karşılamak için insanı harekete geçiren bir iç enerji olarak beden ve ruhsal bütünlüğün korunması açısından oldukça önemlidirler.


Cinsellik güdüsü de (libido) aynen diğer güdüler gibi her normal kadın ve her normal erkekte vardır ve normal şartlarda karşı cinse yönlenmiştir.


Güdülerin yönlendirdiği davranışların ifade bulması, yani belli bir güdünün "doyurulması" için izlenen yol bireyden bireye farklı olabilir. Bu farklılığı yaratan, öncelikle bireyin üst benliğinin belli bir davranışa geçmeden önce o davranışın uygun olup olmadığını denetlemede izlediği yoldur.

Sosyal davranışlarımızı yönlendiren üst benlik, açlık hissi ortaya çıktığında bu arada başka bir konuyla ilgileniyorsak, bizi direkt yemek yeme avranışına yönlendirmek yerine, bu davranışı uygun olan bir zamanda gerçekleştirebilmemiz için açlık giderme davranışımızı belli bir süre ertelememizi sağlar.

Benzer bir şekilde cinsellik güdüsü de, direkt cinsel davranışa yönlenmek yerine, üst benlik tarafından çok sıkı bir şekilde denetlenerek belli bir süre ertelenir. Üst benlik cinsellik davranışını ertelemede o kadar etkin olabilir ki, ihtiyaç çok belirgin bir şekilde ortaya çıksa dahi, bu güdünün doyurulması etkin bir şekilde engellenebilir.

Özellikle cinselliğin "ayıp" olarak değerlendirildiği aile veya toplumlarda üst benlik bu konuda katı bir tutumla ihtiyacı bastırarak kişinin bilincinde bu ihtiyacı duymasını bile tümüyle engelleyebilir. Ancak böyle bir durumda ihtiyaç bilinç altında devam eder.

Yukarıdaki açıklamalardan çıkarılması gereken özet, cinselliğin ifade edilmesinde her bireyin ailesinden ve yakın çevresinden öğrendiği davranışların çok etkili olduğudur. Cinsellik karşı cinsten iki birey arasında yaşanan çok özel bir iletişim şeklidir ve normal bir birey kendi kişiliğince uygun kabul ettiği şartlar ortaya çıkana kadar bu güdünün doyurulmasını erteleyebilir.


Cinsellik Güdüsünün Dozajı

Cinsellik güdüsü yani duyulan cinsel arzunun "dozajı" veya şiddeti her bireyde farklıdır. Hatta bir birey belli bir zaman dilimi içerisinde geçici olarak cinsel arzusunda azalma veya artma hissedebilir.

Artmış Cinsel Arzu

Bazı bireyler çok fazla cinsel arzu duyduklarını hissederler ve bunun normal olmadığını düşünürler. "Aşırı cinsel arzu" olarak tanımlanan, çoğu durumda yapısal bir özelliktir ve bireyde baştan beri vardır. Bazı insanlar yapısal olarak cinselliğe daha "düşkündürler".

Bazen bir birey hayatının belli bir döneminde diğer dönemlerine göre daha fazla cinsel arzu duyduğunun farkına varabilir.

Cinsel arzunun anormal bir şekilde yüksek olduğunun belirleyicisi, bu arzunun veya bu arzudan doğan cinsel davranışın insani çok fazla meşgul etmesi ve günlük yaşantısını olumsuz etkilemesidir. Bu tanımın dışında kalan "yüksek dozlu cinsel arzu" anormal kabul edilmez.

Hepatit C

Hepatit C

16/12/2008 - 15:59

Hepatit C viral yoldan bulaşan hepatitler arasında kan yolu ile en sık bulaşan tiptir. Bu sebeple özellikle kan nakli ve kan ürünleri ile edinildiğinin bilinmesi oldukça önemlidir. Belirtileri hafif olarak algılanabilir yada farkında olmadan geçirilebilir. Genel olarak küçük çocuklarda belirtisiz seyreder. Ancak daha büyük çocuklarda yetişkinlerde bazi belirtiler görülür
6 aydan daha fazla sürede devam eden hepatit C ile oluşan hepatit durumu kronikleşmiş hepatit C hastalığıdır. Özellikle küçük çocuklarda belirti vermeden gider. Ancak daha ileri yaşlardaki bireylerde bazı belirtiler olabilir

Kronik Hepatit C Belirtileri :
Sebat eden bir halsizlik
Hafif-orta derece karın ağrısı
Siroz belirtileri: vücutta kırmızı damar lekeleri ki bunlara spider (örümcek) denir. Avuç içersindeki kızarıklıklar, karında şişlik, el ve ayaklarda ödem ve şişlik gibi belirtileri olan karaciğer de fibrozla giden çok ciddi bir hastalıktır.

Korunma Yolları Nelerdir?
Olası infeksiyöz materyale bulaşmış iğne batmaları veya sivri uçlu alet yaralanmalarından kaçınmak; eldiven, maske gibi koruyucu gereçler kullanmak
Damar içi ilaç kullanmamak, eğer kullanılacaksa tek kullanımlık iğne ucu veya şırınga kullanmak
Gerektikçe el yıkamak
Traş bıçağı, diş fırçası, tırnak makası gibi şahsi eşyaları paylaşmamak
Korunmasız cinsel ilişkide bulunmamak
Kontamine yüzeyleri 1/10 sulandırılmış çamaşır suyu ile temizlemek
Kesik, yanık ve diğer açık yaraları bandaj ile kapamak
Dövme piercing, akupunktur, sünnet, kulak deldirme, diş tedavisi gibi risk taşıyan girişimleri sağlıklı ve steril şartlarda yaptırmak


Hepatit C Nasıl Bulaşır ?
Kan ve kan ürünleri ile geçebilmektedir. Ayrıca uyuşturucu kullananlarda iğnelerden bulaşması dolayısıyla yaygın görülür. Ayrıca tüm sağlık çalışanları hepatit C içinde riskli bir gruptadır. Sağlık çalışanlarına yine iğne batması ve diğer tıp ekipmanı ile bulaşması söz konusudur.

Cinsel İlişki İle Bulaşır mı?
Doğal olarak akla gelen hepatit C nin cinsel ilişki ile geçip geçemediği sorusudur? Hepatit C cinsel yolla bulaşır, ancak bu olasılık son derece düşüktür. Tek eşli çiftlerde bu olasılık daha da zayıftır. Ancak çok eşli , cinsel yolla bulaşan hastalığı olan ve AİDS li kişilerde cinsel yolla bulaşma olasılığı yüksektir. Ayrıca organ nakli sırasında hepatit C geçme olasığıda çok yüksektir. Ancak özellikle kan nakli ve organ nakillerinde kan ve organlar hepatit C yönünden taranmaktadır. Bu da hastalığın yayılmasını önlemektedir.

Hepatit D, E, G

Hepatit D, E, G

16/12/2008 - 16:01

Hepatit D virüsü yalnızca hepatit B virüsü ile birlikte görülebilen bir enfeksiyondur. Çünkü çoğalmak için Hepatit B virüsüne ihtiyaç duyar. Hepatit B infeksiyonunun kliniğini hızlandırır ve ağırlaştırır.
Hepatit E Hepatit A virüsüne benzer şekilde feko-oral yolla bulaşır, kronikleşmez ancak gebelerde %20 oranında ölümcül seyretmektedir.Türkiye'de taşıyıcılığı % 5 civarındadır


Hepatit G Karaciğerde enfeksiyon etkeni olan hepatit etkeni virüslerden biri olan hepatit G virüsü yeni bulunmuş (laboratuarda yeni tespit edilmiş) bir viral hepatit virüs türüdür.

Korunma Yolları Nelerdir?

  • Olası infeksiyöz materyale bulaşmış iğne batmaları veya sivri uçlu alet yaralanmalarından kaçınmak; eldiven, maske gibi koruyucu gereçler kullanmak,
  • Damar içi ilaç kullanmamak, eğer kullanılacaksa tek kullanımlık iğne ucu veya şırınga kullanmak
  • Gerektikçe el yıkamak
  • Traş bıçağı, diş fırçası, tırnak makası gibi şahsi eşyaları paylaşmamak
  • Korunmasız cinsel ilişkide bulunmamak
  • Kontamine yüzeyleri 1/10 sulandırılmış çamaşır suyu ile temizlemek
  • Kesik, yanık ve diğer açık yaraları bandaj ile kapamak
  • Dövme piercing, akupunktur, sünnet, kulak deldirme, diş tedavisi gibi risk taşıyan girişimleri sağlıklı ve steril şartlarda yaptırmak

    Nasıl Bulaşırlar ?
    Hepatit D Damardan uyuşturucu kullananlarda, hemofilili hastalarda ve homoseksüellerde bulaşma riski ve görülme sıklığı oldukça yüksektir. Anneden bebeğe geçme çok nadir olarak görülür.
    Hepatit E özellikle Asya'nın bir kısmı ve Afrika da görülen bu oral-fekal yani ağız dışkı yolu ile geçiş göstermektedir.
    Hepatit G'nin kan ve kan ürünleri ile bulaştığı yönünde yayınlar son 5-10 yıl içinde çeşitli kliniklerce yayınlanmıştır.
    * Hepatit G virüsünün bulaşmasını engellemek için kan ürünlerine uygulanan ve virüsü etkisiz hale getirecek yöntemlerin oldukça başarılı olduğu söylenebilir

Sağlıklı beslenmede 12 adım

Sağlıklı beslenmede 12 adım

16/12/2008 - 23:34

Besin öğelerinin yeterli miktarda alınıp vücutta kullanılması gerekiyor. Bu öğelerin herhangi biri alınmadığında veya gereğinden az yada çok alındığında, büyüme ve gelişme engelleniyor, sağlıkta bozulmalar yaşanıyor.



Vücudun büyüme ve gelişmesi, verimli çalışması, dış etkenlere ve hastalıklara karşı dirençli olabilmesi için dengeli ve yeterli beslenmeye dikkat edilmesi gerekiyor. Bununla birlikte dikkat edilecek 12 adımla sağlıklı beslenme mümkün. Vücudun büyümesi, dokuların yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin herbirinin yeterli miktarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılması, yeterli ve dengeli beslenme anlamına geliyor. Besin öğeleri vücudun gereksinimleri düzeyinde alınmazsa, yeterli enerji oluşmadığı ve vücut dokuları yapılamadığından, yetersiz beslenme durumu oluşuyor. Sağlık Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, sağlıklı beslenmede dikkat edilmesi gereken 12 adım bulunuyor. Buna göre, -Günlük tüketilen besinlerin çok çeşitli olması gerekli. Besinlerin çoğunluğu hayvansal gıdalar yerine bitkisel gıdalardan seçilmeli. Günde; sabah-öğle ve akşam olmak üzere 3 öğün beslenilmeli. Öğün atlamamaya özen gösterilmeli. Daha çok doğal ve taze besinler tercih edilmeli.

-Günlük beslenmede bulgur, mısır, pirinç, makarna gibi ekmek ve tahıl grubu besinlerin bulunmasına özen gösterilmeli. Günlük enerji gereksiniminin en az yüzde 55'i karbonhidratlardan sağlanmalı.

-Günde 5-7 porsiyon taze sebze ve meyve yenilmeli. Sebze ve meyveler vitamin, mineral ve posa gereksinimlerini karşılıyor. Posa özellikle barsak hareketlerini düzenliyor, kan şekeri ve kolestrol düzeylerinin düşmesine yardımcı oluyor.

-Her gün orta düzeyde fiziksel aktivite yapılarak, vücut ağırlığı tavsiye edilen sınırda tutulmalı. Düzenli olarak yürüyüşler yapılmalı. Besinlerle alınan enerji miktarı ile harcanılan enerji miktarı dengelenerek vücut ağırlığı korunabilir. Yeterli ve dengeli beslenme ile birlikte düzenli yapılan fiziksel aktivite, kalp ve solunum fonksiyonlarını düzenliyor, osteoporozu önlüyor.

-Günlük tüketilen yağ miktarı kontrol edilmeli. Yağdan gelecek enerji miktarı toplam enerjinin yüzde 30'unu geçmemeli. Yemeklerde hayvansal kaynaklı yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü gibi sıvı yağlar tercih edilmeli. Yemekler pişirilirken haşlama, ızgara ve fırında pişirme yöntemleri kullanılmalı. Kızartma ve kavurmalardan uzak durulmalı. Etli pişirilen yemeklere ayrıca yağ ilave edilmemeli.

-Sucuk, salam, sosis gibi yağlı et ve et ürünleri yerine; balık, tavuk, hindi eti veya kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kurubaklagiller tercih edilmeli.

-Yağsız veya az yağlı süt ve süt ürünleri tercih edilmeli. -Az şekerli besinler tercih edilmeli. Tatlılar ve şekerli içeceklerin tü
ketimi sınırlanmalı.

-Günlük tuz alımı, ortalama 1 çay kaşığı olacak şekilde azaltılmalı. Salamura, konserve, zeytin ve turşu gibi tuz içeren besinlerin tüketimi azalmalı.

-Mümkünse alkol kullanılmamalı.

-Besinlerin hazırlanması, pişirilmesi sırasında hijyen kurallarına dikkat edilmeli. Yiyecekler pişirilirken haşlama, fırında ve buharda pişirme yöntemleri tercih edilmeli. Kızartmalardan kaçınılmalı.

-Bebekler ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmeli ve 6 aydan sonra uygun besinlere başlayarak yeterli ve dengeli beslenmeleri sağlanmalı.

Kanser hakkında bilinmesi gerekenler

Kanser hakkında bilinmesi gerekenler

John Hopkins'den Kanser Güncellemesi ve Kozmik Bilim tarafında da söylenenlerin kısa bir özeti……
16/12/2008 - 23:38

John Hopkins'den Kanser Güncellemesi ve Kozmik Bilim tarafında da söylenenlerin kısa bir özeti……


John Hopkins Kanser Araştırma Enstitüsünün ilgili bölümünün 2007 Nisan da yayınlanan raporu ; 2005 yılında hocalarımız tarafından yazılan Kozmik Bilim ve Bilinçte Yaşam Enerjisi kitabı ve hocalarımızın dünyada ve Türkiye de verdiği 250 konferanstaki sağlıklı yaşamla ilgili bütün bilgileri aynen ve bilimsel verileriyle doğrulamakta kalmayıp bir özet rapor halinde kamuoyuna duyurmuştur.
Herkesin vücudunda kanser hücreleri vardır. Bu kanser hücreleri birkaç milyara kadar çoğalmadıkça standart testlerde görülmezler. Doktorlar kanser hastalarına tedaviden sonra vücutlarında artık kanser hücresi kalmadığını söyledikleri zaman, bu yalnızca kanser hücrelerinin testlerle saptanamayacak düzeyde olduğu anlamına gelir.

2. Bir kişinin hayatı boyunca 6 ile 10 kez kanser hücreleri oluşabilir.

3. Kişinin bağışıklık sistemi güçlü olduğu zaman kanser hücreleri yok edilir ve çoğalarak tümör oluşturmalarına engel olunur.

4. Bir kişide kanser olması, o kişide çoklu beslenme eksikliği olduğuna işaret eder. Bunlar genetik, çevresel, beslenme ve yaşam tarzı faktörlerine bağlı olabilir.

5. Şoklu beslenme eksiklini yenebilmek içn diyeti değiştirmek ve ek takviye almak bağışıklık sistemini güçlendirir.

6. Kemoterapi hem hızlı çoğalan kanser hücrelerini, hem de kemik iliğinde, sindirim sisteminde v.s.'deki hızlı büyüyen sağlıklı hücreleri yok eder ve karaciğer, böbrekler, kalp, akciğerler v.s.'de organ tahribatına yol açar.

7. Radyasyon kanser hücrelerini yok ederken; sağlıklı hücre, doku ve organları da yakar, yaralar zarar verir.

8. Kemoterapi ve radyasyon başlangıçta tümörün küçülmesine yol açar. Kemoterapi ve radyasyon tedavisinin uzaması tümörün daha fazla yok olmasına yol açmaz.

9. Kemoterapi ve radyasyondan dolayı vücut çok fazla toksin yüklenmesine maruz kalınca, bağışıklık sistemi ya tehlikeye düşer, ya da yıkılır; dolayısıyla kişi çeşitli enfeksiyonlara ve komplikasyonlara yenik düşer.

10. Kemoterapi ve radyasyon kanser hücrelerinde mutasyona neden olabilir ve dirençlerinin artarak yok edilmelerini zorlaştırabilir. Cerrahi işlem de kanser hücrelerinin başka taraflara atlamasına neden olabilir.

11 . Kanser hücreleri ile savaşmakta etkili bir yöntem ise onları çoğalmak içn ihtiyaçları olan gıdalardan yoksun ve aç bırakmaktır.

KANSER HiCRELERi AŞAĞIDAKiLERLE BESLENiRLER:

a. Şeker kanser besleyicidir. iekeri kesilerek kanser hücrelerinin önemli bir gıdası kesilmiş olur. NutraSweet, Equal, Spoonful v.s. gibi tatlandırıcılar zararlı olan Aspartam ile yapılırlar. Daha iyi bir tatlandırıcı Manuka balı veya molastır, ama az miktarda alınmalıdırlar. Sofra tuzunda beyazlatıcı olarak kimyasallar bulunmaktadır. Daha iyi bir seçenek Bragg'in aminosu veya deniz tuzudur.

b. Süt vücudun, özellikle sindirim sisteminde, mukus üretmesine neden olur. Kanser mukusla beslenir. Süt yerine tatlandırılmamış soya sütü tüketilerek kanser hücreleri aç bırakılabilir.

c Kanser hücreleri asit ortamda gelişirler. Et temelli diyet asittir ve sığır eti veya domuz eti yerine bol balık ve az tavuk eti yemek en iyisidir. Ette, özellikle kanserli kişilere zararı olan, canlı hayvan antibiyotikleri, büyüme hormonları ve parazitleri bulunur.

d. %80 taze sebze ve meyve suyu, kepekli tahıllar, tohumlar, nohutgiller ve biraz meyveden oluşan bir diyet vücudu bazik (alkali) ortamda tutar. %20 de fasulye içeren pişmiş gıdalardan oluşabilir. Taze sebze suları kolayca emilip 15 dakika içnde hücre düzeyine ulaşabilen ve sağlıklı hücreleri besleyen ve çoğalmalarını hızlandıran canlı enzimler içerirler. Sağlıklı hücre üretimi içn gerekli olan canlı enzimlerin sağlanması amacıyla, taze sebze (sebzelerin çoğunluğu ve fasulye filizi) yiyin veya suyunu içn ve günde 2-3 kez çğ sebze yiyin. Enzimler 40 oC'de yok olurlar.

e. Yüksek kafein içerikli kahve, çay ve çkolatadan uzak durun. Yeşil çay daha iyi bir seçenektir ve kanserle savaşan özellikleri vardır. Bilinen toksinler ve ağır metaller içeren musluk suyu yerine arıtılmış veya filtrelenmiş su içniz. Damıtılmış su asittir, kaçınılmalıdır.

12. Et proteininin sindirimi zordur ve çok sindirim enzimi ister. Bağırsaklarda duran sindirilmemiş et çürür ve daha çok toksin birikimine neden olur.

13 Kanser hücrelerinin duvarları sert protein ile kaplıdır. Et yemekten kaçınarak veya azaltarak, kanser hücrelerinin protein duvarlarına saldıran enzimler daha çok açığa çıkar ve vücudun öldürücü hücrelerinin kanser hücrelerini yok etmelerini sağlar.

14. Bazı destek maddeleri (IP6, Flor-ssence, Essiac, anti-oksidanlar, vitaminler, mineraller, EFA'lar v.s..) bağışıklık sistemini güçlendirerek, vücudun kendi öldürücü hücrelerinin kanser hücrelerini yok etmesine yardımcı olur. E vitamini gibi diğer destek maddelerinin de, vücudun hasarlı, istenmeyen veya ihtiyac olmayan hücrelerin atılmasının normal yolu olan, apoptoziz veya programlanmış hücre ölümüne yardımcı olduğu bilinmektedir.

15 Kanser zihinsel, bedeni ve ruhsal bir hastalıktır. ingörülü ve olumlu bir ruh kanser savaşçısını muzaffer yapar. ifke, affetmezlik ve acı bedeni stresli ve asitli bir ortama sokar. Seven ve affeden bir ruha sahip olmayı öğrenin. Sakin olmayı ve hayatın tadını çıkarmayı öğrenin.

16 Kanser hücreleri oksijenli ortamda gelişemezler. Günlük egzersizler ve derin nefes alma hücre düzeyine kadar daha fazla oksijen alınmasına yardımcı olur. Oksijen terapisi kanser hücrelerini yok etmek içn diğer bir yöntemdir.

JOHN HOPKINS HASTANESiNDEN KANSER GiNCELLEMESi

1. Mikrodalga fırına plastik kap ve ambalaj koymayınız.

2. Dondurucuya su şişesi koymayınız.

John Hopkins Hastanesi bunu yakın bir zamanda bülteninde yayınlamıştır. Bu bilgi Walter Reed Ordu Tıp Merkezi tarafından da yayınlanmaktadır. Dioksin kimyasalları kansere, özellikle de göğüs kanserine, neden olmaktadır. Dioksinler vücudumuzun hücreleri içn son derece zehirlidir. Plastik şişelerdeki suyu dondurmayınız, çünkü bu plastiğin içndeki dioksinin salınmasına neden olur.

Castle Hastanesi Sağlıklılık Programı Yöneticisi Dr. Edward Fujimoto bu sağlık tehdidini anlatmak için yakınlarda bir televizyon programına çıktı. Dioksinleri ve bizim içn ne kadar kötü olduklarını anlattı. Plastik kaplar içndeki yiyeceklerimizi mikrodalga fırınlarda ısıtmamamız gerektiğini söyledi. Bu özellikle de yağlı yiyecekler için igeçerli. (ingilizce metindeki fat sözcüğünün gerçek anlamı hayvansal yağdır.) Söylediğine göre yağ, yüksek sıcaklık ve plastik kombinasyonu dioksinin gıdaya geçmesine ve sonunda vücudumuzun hücrelerine ulaşmasına neden olmaktadır.

Bunun yerine kendisi yemekleri ısıtmak içn Corning Ware, Pyrex gibi cam kaplar veya seramik kaplar kullanılmasını tavsiye etmektedir. Yani hazır yemek ve çorbalar ısıtılmadan önce ambalajından çıkarılıp uygun kaplara konulmalıdır. Kağıt uygundur, ama kağıdın içnde de ne olduğu bilinmemektedir. Sıcaklığa dayanıklı cam kap kullanmak daha güvenlidir. Kendisi yakın bir zamanda fast food restoranlarının plastik köpük kaplardan kağıt kaplara döndüğünü de hatırlattı. Nedenlerden bir dioksin sorunuydu. Kendisi plastik ambalaj malzemesi ile örtülmüş yiyeceklerin mikrodalga fırında pişirilmesinin aynı derecede sakıncalı olduğunu da söyledi. Yiyecekler radyasyona maruz kalıp ısınıca, yüksek sıcaklıkta plastiğin içndeki zehirli toksinler eriyip yiyeceklerin üstüne damlamaktadır. Yiyecekler plastik yerine kağıt havlu ile örtülebilir.

Yediklerimize dikkat

Yediklerimize dikkat

Avrupa Birliği'yle üyelik müzakerelerini yürüten Türkiye, en büyük sıkıntıyı gıda ve tarım sektörlerinde çekiyor.Ülke genelinde binlerce kayıt dışı işletme 'merdiven altı' yöntemle gıda üretimi yapıyor.
16/12/2008 - 23:39

Avrupa Birliği'yle üyelik müzakerelerini yürüten Türkiye, en büyük sıkıntıyı gıda ve tarım sektörlerinde çekiyor.Ülke genelinde binlerce kayıt dışı işletme 'merdiven altı' yöntemle gıda üretimi yapıyor.


Buna denetim boşluğu da eklenince 'gıda terörü' olarak adlandırılan tablo ortaya çıkıyor. Nerede ve nasıl üretildiği belli olmayan gıda maddeleri insanların sağlığını tehdit ediyor. Merdiven altı firmalar, sattıkları eti kimyasal ilaçlarla şişiriyor. Sosis, salam ve sucuğa ezilmiş tavuk kemiği, kaşar peynirine de soya ve margarin katıyor. Zeytin de tekstil boyası ve paslı demirlerle siyahlaştırılıyor.

İstanbul Ticaret Odası (ITO) Gıda Komitesi Üyesi ve Keyveni Yemek Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Çelik gıda üretiminde yaşanan sıkıntılarla ilgili bir rapor hazırladı. "Tüketici sağlığı ve gıda güvenliğine karşı gıda terörü: Kayıt dışı ve Merdivenaltı Üretim" adı verilen raporda insan sağlığının nasıl hiçe sayıldığı tek tek ortaya konuluyor.

Raporda Türkiye'de Tarım Bakanlığı'nın izni ve denetimi çerçevesinde 17 bin gıda sanayi işletmesi bulunduğu belirtiliyor. Ancak buna karşın 10 bini aşkın işletmenin de kayıt dışı ve merdiven altı yöntemle üretim yaptığı ifade ediliyor. Hatta bazı firmaların Tarım Bakanlığı'ndan izin almış gibi sahte belge düzenlediği öne sürülüyor.

Ete, Bradmix adlı ilaç katılıyor Sadık Üelik, bazı et işleme tesislerinin yurtdışından kaçak yollarla getirilen 'bradmix' isimli bir ilaçla eti yüzde 30-35 oranında şişirdiğini söylüyor. İlaç enjekte edilen etin su tutarak hacmini artırdığını, ağırlaştığını ve parlak göründüğünü belirten Çelik, "İlaçlı etler pişirildiğinde bile hacmini koruyor. Oysa pişen et gramajını kaybeder ve küçülür." diyor. İlaçlı etlerin yüzde 40 daha ucuza satıldığını ifade ederek, çok ucuza kalitesiz yemek üreten bazı firmaların bu etleri kullandığını aktarıyor.

Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği (VGHD) Başkanı Dr. Can Demir ise Tarım Bakanlığı'nın et ve et ürünleriyle ilgili yönetmeliklerine göre 'Bradmix' kullanımının yasak olduğunu vurguluyor. Ancak buna rağmen kaçak yoldan kullanıldığını dile getirerek, "Bu ilaç kimyasal bir ürün olduğu için o etleri tüketen insanlarda sağlık sorunlarına yol açabilir." açıklamasına yapıyor.

Öte yandan bazı merdiven altı işletmeler kasaplardan ve marketlerden topladıkları kemikli tavuk artıklarını yüksek ısıda işlemden geçirerek kıyma (MDM kıyma) haline getiriyor. Bunlardan da sucuk, salam ve sosis üretiliyor. VGHD Başkanı Can Demir, MDM kıymalı et ürünlerinin daha çok okul kantinlerinde ve büfelerde tost ve sandviç yapımında kullanıldığına dikkat çekerek, "Bizde büfe sucuk ve büfe salam diye bir tabir var. Nerede üretildiği belli olmayan ve çok ucuza satılan bu ürünler maalesef kemik artıklarından imal ediliyor." uyarısında bulunuyor.

Gıda Terörü Raporu'nda anlatılan hileli gıda maddelerinden bazıları

Kaşara soya ve margarin
Normalde 1 kilo kaşar, 10 kilo sütten elde ediliyor. Merdiven altı işletmeler soya proteini kullanarak süt miktarını 6-7 kiloya düşürüyor. Kaşarın içine de margarin atılıyor. Bozuk peynirler de baharatlanarak yeniden satışa sunuluyor.

Zeytine tekstil boyası
Zeytin, tekstil boyalarıyla ve paslı demirlerle siyahlaştırılıyor. Gemlik ve Akhisar zeytinlerinin için de daha düşük fiyatlı yörelerin zeytinleri karıştırılıyor. Zeytine gıda tuzu yerine sanayi tuzu katılıyor.

Ete nişasta, tavuk atıkları
Salam, sucuk, sosis ve kıyma gibi et ürünlerinde hayvansal atıklar, nişasta, tavuk derisi, zar, kan ve tavuk kemiği kullanılıyor. Buna ucuz pul biber ve nitrat ilave ediliyor ve renklendiriliyor.

Pul bibere aşırı tuz
Sapı ve çekirdeği ile öğütülen acı biber yağlanıp ağır çekmesi içini aşırı derecede tuzlandıktan sonra paketleniyor. Yol boylarında kurutulmaya bırakılan biberlerde de aflatoksin oluşuyor.

Sıvı yağ yerine atık yağ
Türkiye'nin dört bir yanından toplanan binlerce tonluk atık yağ, merdiven altı işletmelerde rengi açılarak tekrar satışa sunuluyor.

Biyonik İnsan

Biyonik İnsan

Genetik ve ruhî olarak insanlarıükemmelleşirme ve biyonik insan yetişirme imkanları vardır. Sadece "kader" noktasında bir şey yapma imkanı yok.
16/12/2008 - 23:40
Genetik ve ruhî olarak insanlarıükemmelleşirme ve biyonik insan yetişirme imkanları vardır. Sadece "kader" noktasında bir şey yapma imkanı yok.
Uluslararası kuruluşlar, ABD, Rusya, İsrail ve güç sahibi diğer ülkeler kadrolarını bu usulde yetişirme gayreti içindeyken, Türkiye'deki yöneticiler bu konuyla ilgilenmiyorlar. Yeri gelmişken bu projenin sahibi, bu sistemin önce "necip bir milletin cihangir evlatlarına" anlatılmasını istemişir. Bunun sebebini sorduğumuzda “onların atalarının Yaratıcı'ya hizmetinden dolayı" cevabını vermişir.
Gelin bu ülkenin geleceğine ve düşen o bayrağı tekrar yerine koymaya talip olan gönül erleri, Alp-erenler bu işleri yapabilecek "insan"ı biz yetişirelim.
Biz birikimimizle ve size anlattığımız bu fikirlerimizle hazırız ve varız. Sizler de varız diyorsanız gelin bir olalım… ilimde, fende ve doğrularda… ve O'na kul olmakta… Dünyada insanca yaşamak için...
[ Bugün için sadece merkezimizin uygun gördüğü şahıslar her yönü ile korunmaya alınmaktadır. Bunların içinde dünyada başbakanlar, bakanlar, dünyada barışın adaletin devletin bekasına faydalı kişi ve kuruluşlarla ilim erbabı ve masum çocuklarda yer almaktadır...
[ Bunların sayıları dünya insanlığına hizmete göre çok sayılı ve sınırlı olmaktadır ve denemeler devam etmektedir.
[ Mistik açıdan bütün bu menfi enerji etkilerinden ve bizlere yapılan uygulamalardan kurtulmak için aklımızı ve irade-i cüziyemizi, kaide ve kurallara uyup gelişirerek fiiliyata geçirmemiz lazım. Kısaca emirlerin yapılıp yasaklardan kaçınılması bir kurtuluşa vesile olabilir. Yani menfiler atılıp müspetler arttırılabilir.
[ Yine mistik açıdan meseleye bakıldığında bir yönü itibariyle bu kaideler, düsturlar "Yaratıcı'nın bildirdiği ilahi kurallardır." denilebilir.
Huzurlu bir dünya ve insanlık için “Yaratıcı Güç”le, düşünce gücümüzle vicdanımızı bağlantılandırılıp, oluşurulan bu rabıtanın kopmamasını sağlayarak huzurun artmasını temin edebiliriz.
"Hayattan zevk alabilen dünya insanının mutluluğu" ancak ve ancak O'nunla olan ilişki ve rabıtasının gücüyle ve enerjisiyle doğru orantılı olacaktır.
Kozmik bilinç doktrinimiz; geçmişi olduğu gibi kabul edip kader noktasında geleceğe "irade-i cüziyemizden" istifade noktasında bakmaktır.
Kadere itiraz noktasında her sözü ilahi emir ve yasak süzgecinden geçirerek söylemeli, istikbale yönelik faaliyetleri de yine aynı süzgeçten geçirerek "geçmişen ders alarak" hayata geçirmeyi planlamalıyız.
Başarımız ve yeni keşifler için fiiliyatımızda da insan olarak "Keşşaf" isminin enerji boyutundan istifade ederek farklı bir boyut yakalamaya yani "perdeyi aralamaya" cehd etmeli ve "öteleri ve daha öteleri" düşünce ufkumuzda hayal etmeli ve bu ruhla yaşamaya devam etmeliyiz.
Bütün ilimler kainatta mevcut olup âlimlerin görevi, ancak ve sadece bu ilimler üzerindeki perdeyi kaldırmaktan ibarettir.

Kadınların Korkulu Rüyası

Kadınların Korkulu Rüyası!

Kadınlarda iş gücü kaybına neden olan adet dönemi sancıları ve şişlikleri için pratik formül...
21/02/2009 - 00:42

Kadınların yüzde 10 kadarında adet döneminde, şiddetli ağrılar ve şişlikler görülebilir. İş gücü kaybına,okul devamsızlığına ve kadınların her ay belli günlerde yaşam kalitelerinin bozulmasına neden olan bu rahatsızlıkların çözümünü kainat eczanesinde bulmak mümkün.

Kainat Eczanesinden Bitkisel Formüller

Civanperçemi, aslanpençesi, çobançantası ve adaçayı göğüs kanseri, rahim kanseri, erken menopoz, adet sancıları, adet düzensizlikleri, miyom ve kistler için çok faydalı bitkilerdir. Bu dört bitkiyi isterseniz ayrı ayrı isterseniz hepsini karıştırıp demleyin, içine 1 kaşık bal atarak tüketin. Bitkileri sadece bir taşım kaynatmaya özen gösterin.

Saçlarınız Elinizde Kalmasın

Saçlarınız Elinizde Kalmasın!

Saç dökülmesine karşı ne gibi önlemler almalıyız?...
21/02/2009 - 01:10

Her gün yaklaşık 50 ile 100 arası saç telinin dökülmesi normaldir. Saçların bunun üzerinde dökülmesi önemlidir. Dökülen saç tellerinizin sayısını bilemezsiniz fakat tarakta, lavaboda biriken, kıyafetlerinizin üzerinde görülen saç tellerinden saçlarınızın normalin üzerinde döküldüğünü anlayabilirsiniz.

Hastalıkların enbüyük sebepleri bedendeki toksinler, mikroplar ve virüslerdir. Hastalıkların sebepleri ortadan kalkmadan düzelmez. Saç dökülmesi de vücutta oluşan bir rahatsızlığın habercisidir.

Kaniat Eczanesinden Bitkisel Formüller

Susamyağı, çam yağı, sarımsak yağı, ısırgan yağı, badem yağı ve zeytinyağından oluşan karışımı, gece yatmadan önce kafanızdaki noktaları uyararak masaj yapın. (Kafanızdaki masaj noktalarını bulabilmek için “Profilaktik Masajla Mucizevi Tedaviler” kitabımızdan faydalanabilirsiniz.)

Daha sonra saçınızı boneyle kapatıp, yatın. Bu karışım sadece saçınızı beslemekle kalmaz, bedeninizi de besler. Sabahları saçınızın durularken 1 litre suya 1 bardak üzüm sirkesi koyup saçınızı yıkayın. Bu işlemleri 1 hafta boyunca her gün, ikinci hafta gün aşırı, üçüncü hafta ise 3 günde bir tekrarlayın. Her şeyin kolayına kaçmadan biraz kainat eczanesini ararsanız her şeyin şifasını orada bulursunuz.

Kalbiniz İçin Alıç Yiyin

Kalbiniz İçin Alıç Yiyin!

Günümüzde ölümlerin birinci sebepleri kalp damar rahatsızlıklarıdır...
21/02/2009 - 01:29

Sarı dağ meyvesi olan alıçın kırmızısı kalbinizin dostudur.

Kainat Eczanesinden Bitkisel Formüller

Kırmızı alıçın yaprağını, çiçeğini yada kendisini toz haline getirip, suda demleyerek için.

Kalp damar rahatsızlıklarınız için alıç suyuyla birlikte her gün bir bardak havuç suyu için.

Reflü ve Mide Kanserine Dikkat

Reflü ve Mide Kanserine Dikkat!

Mideniz için mucizevi bitki patates...
21/02/2009 - 01:36

Reflünüz ve ülseriniz varsa, ilacı patatestir. Hibrit tohumlu gıdaları asla tüketmeyin.

Kainat Eczanesinden Bitkisel Formüller

Eşit yumruk büyüklüğünde, bir patates, lahana ve 2 adet havucu çiğden katı meyve sıkacağında sıkıp, içine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı koyup tüketin.

K ve D vitaminleri zeytinyağı içinde daha çabuk erirler. Karışımın içine zeytinyağı koymamızın sebebi budur.

Çağın Hastalığı Obezite

Çağın Hastalığı Obezite

Obezite ya da halk arasında bilinen adıyla şişmanlık, vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Obezite, besinlerle alınan enerji miktarının, metabolizma ve fizik aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumda ortaya çıkar.

Obezite, insan vücudunda kalp ve damar sistemi, solunum sistemi, hormonal sistem, sindirim sistemi gibi sistemleri etkileyen ve birçok önemli rahatsızlığa zemin hazırlayan bir hastalıktır.

Kainat Eczanesinden Bitkisel Formüller

Obezite sorununuz varsa kalınbağırsak mukozanızın düzelmesi gerekir. 5 kuru incir, 5 gülkurusu kayısı ve 5 tane mürdüm eriğini alıp, bir litre suyun içinde şişirip tüketin. Çayınızı içerken şeker yerine kullanabilirsiniz yada yiyerek tüketin.